Yasin Yüregir

Pazarcı Hasan

13.04.2019
22

Pazarcı Hasan

Günlerden salı pazarcılık zor zanaattı. Hasan yatağından kalktı gecenin dördünde yollara aktı. Halden malzeme alacak tezgahını kuracaktı öylede yaptı. Şöyle bir etrafı dolaştı kimin etiketinde fiyat ne kadardı baktı. Fiyatlar yüksekti kış günü pazarda.

Çayını yudumlarken baktı sağına ve sonra soluna. Hasan birşey yapmadan önce bakardı sağına ve soluna acaba derdi tefekkür ederdi acaba yapacağım şeyi sağımda ki melekmi yazacak yoksa solumdaki mi yazacak..!? İnce ince düşünür fiyatı öyle belirlerdi.

Tedbiri elden bıraktığı da görülmüş değildi olurya kiloyla verilen ürün gramda eksiklik gösterebirdi. Her nekadar bir iki fazladan versede müşteriye yinede helallik isterdi Pazarcı Hasan

Hayatın telaşesi içerisinde akıp giderken zaman, baktıkca insanların koşuşturmalarına endişelerine, Allah hiçbirşeye muhtaç değil herşey Allaha muhtaç der geçerdi.

Avukat kardeşi geldi yanına o gün tezgahı açtığı semtin pazarına yakındı öp evi nede olsa.

Kardeşim benim arabanı insanları sıkıntıya sokacak yere park etmekten vazgeçmelisin çünkü böyle yaparak kul hakkına girmiş oluyorsun dedi hasan.

Buda mı haram yani abim benim dedi kardeş Gökhan.

Küçük gördüğün haramlardan sakınmamak büyük haramların kapılarını aralamaktır Gökhan!

Hasan göz etti çaycı mehmet’e çay getir hele misafirime. Çaylar içildi hal hatır muhabbetleri eşliğinde. Boş bardakları almaya gelen çaycı mehmet’e , adam gibi çay yapın bune böyle sözüyle rencide edici konuşan gökhana bakakaldı hasan.

O ekmeğinin derdinde beğenmediysen uslubuyla söyleki kalp kırıp kul hakkına girme paşam.

Yani biz hep suçlumuyuz dedi Gökhan..

Hayır elbette değiliz lakin kibrimize yenilemekte gibiyiz karşılığını verince hasan çaycı kardeşten özür dilerim dedi Gökhan..

Böyle durumlarda kibre düşmemek için ne yapılmalı abi?

Güleryüzlü ve saygılı olmalı…

Peki hoşnutsuzluğumuzu nasıl ifade edeceğiz abi?

Sanki bu çay henüz demini almamış diyebiliriz mesela Gökhan..

Ayrıldı oradan Gökhan davası vardı. Öğle saatlerinde müvekkilinin suçlu olduğunu bile bile savunmak zorunda olduğu bir davaya girerken aklında hep şu cümle vardı. Abim hasan ilk okul bense üniversite mezunu…

Saat akşam dört gibi tekrar geldi Gökhan abisi Hasanın dizi dibine.

Günün nasıl geçti Gökhan?

Sabahki kardeş muhabbetinden sonra daha iyi idi abi..

Nasıl yani?

Bir inşaat firması işin bir kısmını taşerona veriyor taşeron firmayla arasında resmi bir bağ yok tabi. Taşerona bağlı çalışan işçi hayatını vehim bir kazada yitirince Aile inşaat firmasına dava açıyor.

Peki sen bu işin neresindesin Gökhan?

Birkaç saat öncesine kadar inşaat firmasının dava ile ilgili avukatlık işleri bendeydi abi. Yani haklı olanlara karşı haksız olanların tarafımdaydım.

” Lâ Yükellifullahu Nefsen

İlla Vüsahe” ayetini okudu o an hasan..

Manası nedir abi dedi Gökhan..

“ALLAH Hiçbir Nefse

Kaldıramayacağı Yükü Yüklemez” Manasına geliyor..

Bak Gökhanım; Dayanılmaz Sandığımız Meseleler Elbet Gelir Geçer. Bize ise Sabırla Beraber

“Her Zorlukla, bir Kolaylık Vardır”  Ayetini Tefekkür Düşer!

Sen doğru olanı yaparak Allahın dinine yardım ettin. Sen Allahın dinine yardım edersen Allah da sana yardım eder. (Azze ve celle)

Allah’ın senin yardımına ihtiyacı varmı? Elbette yok fakat senin safını belli etmen lazım gelirki kurunun yanında yanan yaş olmayasın.

Pazarcı Hasan

Pazarcı Hasan
Pazarcı Hasan

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.