Yasin Yüregir

Çiğdem

17.04.2019
37

Kültür abidesi şehrin merkeze yakın mahallelerin den birinde Başkentin yenimahallesin de çocukluğu birlikte geçmiş iki dost Pembe ve Şerife. Onlar artık kardeştir denilebilir de.

O gün bir başka esiyordu rüzgar belliki rutin olmayacaktı bugün yaşanacaklar. Çocukluk ergenlik ve gençlik arkadaşları Çiğdem‘in Türkiyeye de olduğunu öğrenmişti Şerife.

Telefonuna gelen bildirim Pembenin ağzını açık bırakmaya yetti bile. Cevap yazdı o an nerede karşılaştınız hemen geliyorum… Dur bi yazdı Şerife bende komşum hayriye abladan duydum markette karşılaşmışlar.

Çiğdem
Çiğdem

Biraz alınsalar da başkasın dan duymuş olmaya, yinede Çiğdem‘in yeri başkaydı onların yanında.

Esasen biraz merakta vardı bir ay önce evlenip Almanyaya giden kadının gelişi el öpmeye yorulmalıydı.

Fakat böyle olsada yinede insan can dostlarına ayak bastım anayurduma mesajı dahi atmazmıydı. En azından uçağın camından çekilmiş fotoğraf yollamalıydı Çiğdemi tanıyorsak diye hayıflandı pembe.

Duramadılar yerlerin de içlerinde ki merak itti onları Çiğdemin baba evinin tam önüne.

Evin tek kızı Çiğdem kim gelmiş diye bakınca kapı lensinden bir burukluk bir tutukluk oturdu yüreğine. Beş on saniyesini üzüntü yağmurları altında geçiren Çiğdem açtı kapıyı hızlıca ve sarıldı her ikisinin boynuna boğazına.

İnsafsızlık

Çiğdem gözlerinde ki yaşı tutamadı ne yapsaydı dağımı vardıki yaslansaydı zaten dağım sandığı pasaportunu eline verip yollamıştı Almanyalardan sözüm ona hasret giderirsin demişti.

Şimdi olay netleşti meğer hayvan herif onu geri dönmemek üzere göndermiş anavatana bukadar da aşağılanırmı insan Allah aşkına diyerek ilk Gafı şerife yapmıştı kızgınlığından.

Anlaşılmıştı durum. Birbirine tutunarak ağlayan üç bayan usulca adım adım girdiler kapıdan içeri birinin derdi diğerininkiydi.

Ben neyi anlamıyorum biliyormusunuz; Bu insanlar buraya iki defa seni görmeye geldi öncesinde zaten aileler akraba münasebetine tanışık idi abdestin de namazındasın diye çok sevildin çok metedildin.

Hani sen bunların aradığı gelindin ne olduda kısacık, bir aylık zaman diliminde istenmeyen oluverdin?

Bilmiyorum Şerife inan bilmiyorum. Almanyaya gittigimiz ikinci gün Mertle beraber dışarı çıktık cafe gibi bir yerde oturduk.

Sonra Merdin iki arkadaşı daha geldi yanında eşleri ile. O akşam ilk kez Merdin yüzünde hoşnutsuzluk ifadesine rastladım. Sonra birdaha çıkmadık zaten.

Pembe kızgın bir ses tonuyla; Ne yani bu adam seni kendi yanına mı yakıştıramadı adı mert kendi namert beyefendi!?

-Belkide…

Kaynanam zahide hanım çalışmak isteyip istemediğimi sordu dörtgün evvel önce.

-Sen ne cevap verdin…

Müslüman kadın, cinsiyet ayrımına tabi tutulmadan okumuş ve mahremiyetini ihlal etmeyen alanlarda da görev almıştır dinimizde annem dedim ve ekledim; Uygun ortam olursa çalışırım tabiki dedim.

– Doğru söylemişsin peki o ne dedi…

Imm yaptı biraz dudak bükerek birazda kaşını yukarı kaldırarak uygun ortam dedi ve sustu…

Şerife söz aldı o anda; Zanda bulunmak istemem. Bilirimki zanda bulunmakta gıybet yapmak gibi aşağılık yapar insanı. Benim bu işten anladığım bunlar oraların kalıbına uyacak insan arıyorlar. Dertleri aile olayım aile olsun aile olalım gibi durmuyor.

Hak verdi Pembe Şerifeye; Bencede aile olmak ikinci planda gibi duruyor bunlara.

Peki ne yapmayı düşünüyorsun Çiğdem.

Aslında en içten beddualar gelmekte dilime fakat ne zaman beddua edecek olsam sıralı şekilde aklıma üçşey geliyor.

Şimdi ben bu acıyı yaşıyorum ya, ‘’ Taşlandığında  Onlar bilmiyorlar affet’’ diyen peygamberim geliyor aklıma. Sonra karısını haksız yere boşayanlara hani Allah azze ve celle talak suresinde, ;

Kim Allaha tevekkül ederse Allah ona yeter diyorya.. Hani dinimizde erdemdir ya bize yapılan kötülüğü affetmek.. Onlar kadar zalim olmamak için onlarıda affediyorum. Bilemiyorum ne yapacağımı ne düşüneceğimi. Bildiğim birşey varsa o da İmtihanı ağır olanlardanım şu durumda.

Şefkat

Kuzuum diyerekten sarıldılar çiğdeme Pembe ve Şerife göz yaşları sel oldu aktı yerlere. Nedir bu yapılan Allâh aşkına yakışırmı insan olana desede Pembe, Üzgün ve kısık bir ses tonu ile mırıldandı Şerife; Gün olur gelinlik hayali  gerçek olur, kiminin sabahı kara kiminin akşamı aydınlık olur. Hayat bu ya İmanı kuvvettli olanın İmtihanı ağır olur.

Baktı Çiğdemin gözlerine Şerife bir eliyle Çiğdemin gözyaşlarını silmekte diğer eli ise eli üstünde. Biz bize yeteriz be Çiğdem hem bakıyorum da galiba böylesi daha Hayırlı oldu. Ne geldi aklıma biliyormusun!? Bundan beş altı yıl evvel beni oğluna istemeye gelmişlerdi şu marketler zincirinin sahipleri de bizimkiler olmaz demişlerdi.

Ne kadar üzülmüştüm hatırlıyormusun.?

Pembe girdi araya. Çiğdem’i biraz güldürmek niyetinde idi.

Paralı kocayı kaçırdım diye üzülmüştür kız o diyince gülümseme içinde, Çiğdem’in de güleceğini zannetmiş idi.

En azından tebessüm edeceğini düşünsede, Çiğdem ürkek bir ses ile benimdemi öyle olduğumu düşünüyorsun Pembem.?

Yok be kuzum benden nasıl beklersin öyle bir düşünce. Niyetim seni gülümsetmekti biraz işte…. Deyipte başını omzuna koydu Çiğdemin. Şerife devam ettsi söze. İyiki o zaman olmamış, okuldan tanırsın hani Selma vardı 6F sınıfın da.

İşte o Selmayı istemişler benden sonra ve evlendirmişler Selmayı o çocukla. Geçen yaz Selmada boşanmış iki çocuğuyla. Kocasının yaptıklarını anlatıyorlar da ben sana anlatmayim iğrenirsin miden bulanır. Yani demem o ki şu hayatta olanda da olmayanda da bir hayır var.

Biliyorum Şerife hatta el ne der diye bazen düşünmüyorum bile. Râbbim ne der diyorum aklıma gelen her düşünceme dilime gelen her siteme. Sadece zoruma giden şu; Hukuken bile birşey yapamamak. Kullanılmış atılmış kötü kadınlar gibi hissettirdiler kendimi. Birilerinin çorap değiştirir gibi evlendiği kadını değiştirebilmesi zoruma gidiyor.

O sözler o tavırlar ilk başlarda ne hoştu. Havalanına gidinceye kadar kurbanlık koyun olduğumu fark etmedim bile. Tamam ilk günlerdeki gibi değildi hiçbirşey ama zamanla düzelir herşey diyordum.

Aradan dört beş ay geçti o dört beş ay dört beş yıl oldu Çiğdem 26 yaşında yeniden gelin oldu. Birkaç yıl geçti evliliğinin üstünden. Artık onun da iki kızı vardı.

Hayat bu ya bir kız istenir iken ve kız verilir iken, ne Almanyalara ne  yurtdışılara ne de varlıklı insandıra bakılmayacağının bakılmaması gerektiğinin tecrübesi oldu geçmişinde yara olan yaşanmışlıklar.

ÇİĞDEM

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.