Yasin Yüregir

Avrupa’da ipotek ile ev almak doğrumu

13.04.2019
28

Bir arkadaş soruyor. Bazı cemaat ve kuruluşlar Avrupada iptek ile ev almanın caiz olduğunu söylüyorlar diyor. Tabi akla hemen şu soru geliyor. Müslüman yurdunda İslam’ın kural ve kaideleri geçerli de yabancı memleketlerde serbestlik mi var müslümanlara?.

Hz. Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi vesellem) Müslüman olmayan devletler için Darülharp der. Almanya gibi ingiltere gibi Çin ve Rusya gibi Hiristiyan, Putperest, Budist devletler Darülharp oluyor Müslümanlar için.

Oralarda dahi Müslümanı Müslüman yapan kaideler değişmez. Neden değişmez? Çünkü CİHAD etmek deyince Namazdan Oruca Oruçtan İnfak etmeye (yardımlaşma) Hacca gitmekten yol üzerindeki taş parçasını kaldırmaya kadar aklınıza İslam’a dair ne geliyorsa hepsi Cihad’a tabidir. Cihad ise İmanın gereğidir. İman ve Cihad ise Zikirle değerlenir. ”Burada ki Zikir Takva ve İhlastır. Yani yaptığını Allâh için yapmak, Allâh’ı (azze ve celle) görmesekte görüldüğümüzü bilerek yaşamak”

Bu şu demek; Türkiyede yaşayan bir Müslümana ne haramsa Avrupada yaşayan Müslümanada o haram. Hani sorarlar ya İslam kılıçla mı yayıldı Güzel Ahlakla Adaletle mi yayıldı diye. Geriye doğru baktığında CİHAD ile yani Güzel Ahlakı Adalet ile inşa ederek yayılmış İslam.

Şimdi bakarsak İpotek olayına; İpotek ile ev alan birisi doğal olarak oevi Borç ile almış oluyor. Bu borcu Faiz ödeyeceğin kredi sistemi ile aldıysan elbette Avrupada da olsa Türkiyede de olsa Haram haramdır ne kişiye ne yereyurda göre değişmez.

Kabaca Hesap

İslam da şu vardır; Vadeli alış ve satış. Fakat vadelli alışverişin de kural ve kaideleri vardır. Mesela gidersin tarla sahibine pazarlığını yaparsın tarladaki 10 ton patatesi soğanı alır gelirsin. Buraya kadar tamam da şimdi sen bu 10 ton patatesin kilosunu kaç liraya almış oldun?

Diyelimki bir liraya. Alan razı satan razı. Tabi tarla sahibi müşkil (zor) durumda olduğundan dolayı sana bu fiyata bırakmamışsa aldığın ürünü yani sen fırsatçılık yapmamışsan dürüstçe emeğin değerini vermişsen sorun yok fakat geldin bu tarafa market sahibiyle tutuştun pazarlığa.

Sen dedin kilosunu veririm sana 3 lira 25 kuruşa. Diyelimki anlaştınız fiyatta. Market sahibi sana dediki 3 ay sonra veririm paranı! Sende tamam ama fiyat değişir 3,25 değilde 4,25 olur!.

Kabül etti diyelim alıcı. O da gitti 4,25 in üstüne biraz daha ekleyip 5,75’e tezgaha koydu. Şimdi adalet bunun neresin de, hiçbiryerinde. Adaletsizlik neresinde, heryerinde. Eğer Adaletli bir şekilde herkes yaptığı harcamayı ortaya koyacak olursa o bir kilo patates 1,5 lirayı geçermiydi acaba!!!

Kar katmadan kabaca hesap yapacak olsak 10 Ton patates almıştık diyelimki Antalyadan. İstanbul Antalya 750km 100 Km de 30 litre mazot yaksak 240 litre mazotla gideriz. Mazotun litresi 7 liraysa 240×7=1680 hadi 2 bin liralık yakıt yaktık diyelim. Kilosu bize 1 liraya gelmişti 100 kilosu 100 lira 1000 kilosu 1000 lira 10 tonu 10 bin lira tarladan çıktığı gibi karsız 8 bin lira kar ettik tek seferde! hemde 8 saatte!

Diyebilirsinizki bunun şöförü var deposu var vs… Kandırmayalım birbirimizi beyler Şöför desen 8 saatte 8 bin kazananın 3 liraya çalıştırdığı aylıkçı… Depo desen büyük marketlerin zaten kurulu düzeni var tekrar tekrar depo inşa ettirmiyorlar! Küçük işletme desen tıpkı pazarcılar gibi alır getirir Halden koyar tezgahına. Haldeki işletmeciyi desen sürümden onlar kadar iyi kazanı yoktur heralde…

Vadeli Satış ve Alış

Konumuza dönecek olursak evet İslam da vadeli satış vardır yalnız akde yani sözleşmeye ve şahide dayanmalıdır. Baraka Suresi 283. Ayet gereği her ticari işimizin şahidi olmalıdır. Söz uçar gider yazı kalır misali.

İpotek diyoruz da peki İpoteğin yani REHİN alma verme işleminin dinimiz deki yeri nedir o nu soruyormuyuz kendimize. Dinimizde İpotek işi sadece yazılı kaydın ve şahit olacak kimsenin olmadığı durumlarda caizdir. Dağın başındasınız dır ve hiçbir resmi kurum kuruluş yoktur doğal olarak zaruretten birşeyler rehin edilebilir veya ertelenebilir.

Beşerdir şaşar derler eskiler bunun içindir ki yani insanın gaflete düşme harama tamah etme nefsine yenilme gibi durumlar ortaya çıkarsa kimse kimseye ama sen bana şöyle demiştin böyle anlaşmıştık diyerek hakkını alamaz. Allah muhafaza sonu cinayete de gidebilir maddi manevi kayıplarada.

Örneğin bankanın ipoteklediği evi sizden biranda almasının ve kendi alacağını kurtaracak kadar değeri altında elden çıkartacak olmasının önüne geçmek gerek fakat malesef yurdumuzda ve yurtdışında kanunlar buna müsait değil. İpotek; iyi gününüzde sizden fazlasını alırken (faiz olarak) kötü gününüzde aldığınızın tamamını alır yapıdadır şuan. Doğal olarak mevcut sistemde ipotek olayının dine uygun bir yanı bulunmamakta.

Şunu anlamak lazım; Diyebilirsiniz ki İpotek te bir sözleşme bir rehin verme neticede fakat islam mağduriyet ihtimaline dahi geçit vermez.

Çok istiyorlarsa aracı olmayı ki onlarda sizin ev almaya ihtiyacınız olduğu kadar size ihtiyaç duyuyorlar, o vakit faizi ortadan kaldırıp adilane bir vadelemede buluşulacak ve zorluk dönemlerin de örneğin işiniz den olduğunuz da iş imkanı veyahut siz düze çıkana kadar donduracaklar ödemelerinizi hiçbir ekstra faiz ve vade farkı koymadan.

Mağduriyet!

Sözleşme mağduriyet anında olduğu gibi mağduriyet olasılıklarını da içine almıyorsa birileri pusuya yatmış nişan almış en zayıf anınızı bekliyor demektir.

DİKKAT EDİNİZ hep ipotek yapanlar üzerinden gidiyoruz hani mevcut finans sisteminin pusuya yatmış avcı olduğundan bahsediyoruz bu sebeble bu işlerin dine uygun bir tarafı olmadığını söylüyoruz fakat hiç kendimize diyormuyuz avcının menziline kendimizi ve sevdiklerimizi sürükleyecek kadar zarurimi bu ihtiyaç.

Ama başka türlü olmuyorki nasıl ev alacağız diyenlerde oluyor elbette lakin olup olmayacağını Allâh azze ve celle bilir biz bilmeyiz. Bize düşen kanaatkar yaşamak olduğu kadar sabır ve namaz ile hayırlısını ümit etmek. Birikim yapmak birikenle bir şeyler yapmak. Birikmiyor ki diyenler de olacak elbet lakin yağmurdan kaçarken doluya tutulmayı gerektirecek bir sebeb olmadığını da hepimiz çok iyi biliyoruz.

Mevcut Finans sistemi insanları mağduriyete götüren bir sistem.

Bazı kuruluş ve cemaatler bir söz konuşurken örneğin;  İslami bankacılık İslami Yatırım gibi islami olarak başlayan finansal yapılanmaların kaynağı ingilteredir bilmezler. Siyonist sermayenin yönettiği finans sisteminin merkezi olan  ingiltereden çıkan uygulamaların, Allâhû teâlanın uygun gördüğüne uygun olmasını beklemek saflık olur.

Bu kuruluş ve cemaatler bu saflıkla! kendilerine yer edinmiş veya edinme gayretin de olabilirler. Belkide ipotekleme işlemi hangi durumlarda caizdir veya caiz değildir konusuna da değinmemiş olabilirler. İtibar etmemenizi tavsiye ederim şahsım adına.

Allahü Teâla buyurur ki;

Bakara Sûresi 282 ve 283. Ayetler de; Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah’tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın).

Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir.

Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir.

Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alış-veriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin. Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkârca bir davranış olur. Allah’a karşı gelmekten sakının.

Allah size öğretiyor. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse emanetini (borcunu) ödesin ve Rabbi Allah’tan sakınsın. Bir de şahitliği gizlemeyin. Kim şahitliği gizlerse şüphesiz onun kalbi günahkârdır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.


Bakara Sûresi 282 ve 283. Ayetler

Buyurur yüce Allâh azze ve celle.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.